"Tozlu bir pencere camından bakar gibi, kaybolup giden o yılları hatırlıyor. Geçmiş, görebildiği ama dokunamadığı bir şey. Ve gördüğü her şey bulanık ve belirsiz..."

Kim inandırabilir?


Her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? Anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?

(Barış Bıçakçı "Bizim büyük çaresizliğimiz")