"Tozlu bir pencere camından bakar gibi, kaybolup giden o yılları hatırlıyor. Geçmiş, görebildiği ama dokunamadığı bir şey. Ve gördüğü her şey bulanık ve belirsiz..."

Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden...



Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden
İnanırdım saadetli yolculuklara
Adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz
Bütün hızımla koşardım dalgalara
O zaman beni görseydiniz

Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden
Beni o zaman görseydiniz
Siz de gelirdiniz peşimden

Ama şimdi şu akşam saatinde
Son liman kendim, bu döndüğüm
Bilmiş, bulmuş, anlamış
Hatırımda, bir vakitler güldüğüm
Yoluna can serdiğim o kaçış

Şimdi, şu akşam saatinde
Dönüyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış
Denizlerin doymayan sahilinde

(Özdemir Asaf)

Mimesis...


Efendim, bir grup değerli bilongır üyesi, benden aşağıdaki mimi "Fill in the Blanks with Appropriate words" tekniği ile yanıtlamamı rica etmişler :)) Emir telakki ederiz, efendim, buyrunuz :))

1-Gün içinde eğer gerçekleşirse şok geçireceğin şey:
     Mısırda bir dayım olduğunu ve ondan bana yüklüce bir miras kaldığını öğrenmek.



2-Gördüğün zaman eğer almazsan uyuyamam dediğin şey:
    Son günlerde rüyama bir teleskop giriyor. Gerçeğini henüz görmedim ama, rüyası bile hoş:) Evet, almazsam uyuyamiciimm :))


3-Uğruna diyetini bir kalemde bozduğun şey:
  Midye dolma+Tuborg veya irmik helvası


4-Uğurun var mı, uğurun?
    Uğurum yok ama, 7 rakamıyla ilgili çok ilginç rastlantılar var hayatımda.  

5-Kendine en yakıştırdığın renk:
    Siyah dicem ama,   murat alemdardan sonra başka manalara gelmeye başladı bu renk. O zaman füme diyim bari.


6-En sevdiğin takın:
   Bu mim pek unisex değilmiş galiba :))  Zagor Baltası diyeyim o zaman...

 7-Takıntın?
    Zagor... 

8-Bavulum çoktan hazır, gitmek istediğim şehir, ülke?
   Hazırlanmış bi bavul ile gideceğim bi yer yok. Sırt çantamı alıp kaçmak isteyeceğim yer Doğu Karadeniz'de herhangi bir yer olabilir. 


9-Ben bu şarkıyı duyunca şakırım:
   Işıl German : Aşkın Kederi
   Candan Erçetin : Kader
   Shirley Bassey : I'm a fool to want you
   Salim Dündar : Boş Yıllar

10-Solunda ne var?
   Bir adet Fukus Benjamin, yanında küçük bir kuğu biblosu ve bir fotoğraf... 



Mimesis :
Benzetme, öykünme. Platon bu terimi sözlük anlamıyla kullanmış, Aristoteles dram sanatı konusunda bu terimi yeniden yaratma ve yansılama anlamında yorumlamıştır. Tiyatro sanatının temel ilkelerinden biridir. (TDK Sözlüğü)

Geride Kalan..



Gel konuk ol yüreğime demiştim
Geldim
İçli şarkılar söyledin kulağıma
Gül mü dedin, fidan mı?
Ne zamandır uğramamıştım buralara
Ne çok şey değişmiş sesinin renginden başka

Dur, teleşlanma hemen
Daha çok var yirmi dört otobüsüne
Çocuklar da uyumamıştır belki
Hani çok şey anlatacaktın?
Bir kırık ezgi olmasın
Dudağında tekrarlayıp durduğun

Geldim işte, hadi anlat bana
Ne olur, susma öyle
Kirpiklerin de bulutlanıyor
Zamanın ardından çığlık çığlığa koşsak da
Gene de birşeyler kalıyor gerilerde
Dinle
Akrepler de ağlıyor, duyuyor musun?

(Mustafa Suphi)

Ve şimdi zeytin ağaçları uyuyorlar...



ay, saydam kuyu
yüzünün yüzüme ettiği zulüm
işte çuhaçiçeği, işte kayın ağacı
gecikmiş yağmurlardan su içmeye inen söğütler
tuzlaşıyor kemiklerim sönen suların üstünde
sabrın ilahisini bitirdim, dindi yollarım

Görünmez karanlıktan biçtiğim elmas kesim
döner dururum hala
Bilirsin tenhadır can
boynumda asılı ay,
söyle kimse geçmedi değil mi buradan?

(Murathan Mungan)

Sen Böyle Güzelken...

sen böyle güzelken bana söz düşmez.
bakma, şiirler yazdığıma.
senden korkuyorum budur güvencem.
vardı şimdi yok, o gençken…
bir şaşkınlığım ben ademden kalma
demiştim ama;
ateş olsa ısıtamaz kendini
dünya…
bakıyorum kırlara halden anlamak için;
kuşların uçuyor çiçeklerin açıyor,
yeni gelinlerden de eskisine
herkesin içinde bir sevgili yaşıyor!
(İbrahim Tenekeci)




Now you're looking for the secret...



Gerçekten yaşadığını kim yazabilmiş ki zaten, hangi eli kalem tutan?
ve de elleri bir eylem olan?
hangi avcı pusatlarına söz geçirebilmişse, o dur avından korkmayan...
avı avcısına
avcısı, avına sevdalı
ve her ikisi de ölmeyecek kadar yaralı iki kahraman

vuruştular
kendini iki kola ayıran
ve sonra deltasında kendiye kucaklaşan bir akarsuda
vuruştular
akarsuyun iki kez girilmeyen haritasında

Lakin kim uğrayabilmiş ki dışarıya zulasından?
Kim bulmuş, kendinin ormanında kendi izini?
Kim kurtarabilmiş dilini, başkalarının sayıklamalarından?

(M.Mungan)

Tmorukcan...


Yazmayacak, sevdiğin çiçekler gibi ömür boyu saklayacaktın. Çünkü sadece sevdiğini saklar insan. Alış buna; unutulur geriye kalan ne varsa...
....
Yıllar sonra yola çıkacaktın yeniden, başka birini de sevecektin, hayat böyledir... Fakat o gün yıllar sonrasını bilmiyordun... Sana göre, film bitiyordu...

(Onur Caymaz)