Bu, bu hikâyenin ilk cümlesidir. Bu ikinci cümledir. Bu, bu hikâyenin aynı zamanda hikâyenin kendi içinde bir çok kez geçen başlığıdır. Bu cümle ilk iki cümlenin asli değerini sorgulamaktadır. Bu cümle size, eğer henüz farkına varmadıysanız, bunun kendine gönderme yapan bir hikaye olduğunu yani kendi yapılarına ve işlevlerine gönderme yapan cümleler içeren bir hikaye olduğunu bildirmektedir. Bu, ilk paragrafa son veren bir cümledir.
Bu, kendine gönderme yapan bir hikayenin, yeni bir paragrafının ilk cümlesidir. Bu cümle size hikayenin kahramanını, Billy adında genç bir çocuğu tanıtmaktadır. Bu cümle size Billy'nin sarışın, mavi gözlü, Amerikalı, oniki yaşında olduğunu ve annesini boğduğunu söylemektedir. Bu cümle yazarını zorladığı tuhaf ve oyuncu uzaklığı kabul ederken kendine gönderme yapan hikaye etme biçiminin hantal doğası üzerine yorum yapmaktadır. Bu cümle, bize son cümlenin öne sürdüğü noktayı gösterir gibi, çocukların tanrının değerli bir armağanı olduklarını ve onların neşe ve hoşluklarıyla donandığında, dünyanın çok daha iyi bir yer olduğunu hiç bir şakaya yer bırakmadan hatırlatmaktadır.
Bu cümle Billy'nin annesinin pörtlemiş gözlerini ve dışarı sarkmış dilini tarif etmekte ve boğulur ve öğürür gibi çıkardığı nahoş seslerden söz etmektedir. Bu cümle belirsiz ve zor zamanlar yaşadığımızı ve görünürde köklü ve sürekli olan ilişkilerin bile bozulma eğiliminde oldukları gözlemini belirtmektedir.
Bu paragrafta cümle parçaları oyunu başlıyor. Bir cümle parçası. Bir diğeri. İyi hile. Daha sonra kullanılacaktır.
Aslında bu cümle hikayenin son cümlesi, ama yanlışlıkla buraya konmuş.
Bu, bu hikayenin aynı zamanda hikayenin kendi içinde bir çok kez geçen başlığıdır. Gregor Samsa bir sabah huzursuz rüyalarından uyandığında kendini yatağında dev bir haşereye dönüşmüş buldu. Bu cümle size, bir önceki cümlenin tamamıyla başka bir hikayeden alındığını (çok daha iyi bir hikaye olduğunu belirtmeliyim) ve bu anlatıda hiçbir yeri olmadığını bildirmektedir. Bir önceki cümlenin iddiasına rağmen bu cümle size şu anda okumakta olduğunuz hikayenin, Franz Kafka'nın "Metamorfoz"u olduğunu ve bir önceki cümlenin gönderme yaptığı cümlenin gerçekte bu hikayeye ait olan tek cümle olduğunu bildirmek zorunda hissettirmektedir. Bu cümle okuyucuya (zavallı, kafası karışmış, çaresiz okuyucuya) bu edebiyat örneğinin aslında Bağımsızlık Bildirgesi olduğunu ama yazarın (eğer bu kurnazca bir sabotaj değilse) çok büyük bir ihmal gösterip bir cümlenin sonuna doğru tırnak içinde kullandığı "insanlık serüveni sırasında" diye bir küçük cümle parçasını kullanmaya lütfettiyse de, bu heyecan verici belgenin tek bir cümlesine bile yer vermediğini bildirerek bir önceki cümlenin verdiği bilgileri hiçe saymaktadır.
Bu cümle ortalama okuyucunun geçtiğimiz cümlelerde sürdürülen amaçsız kavramsal oyunlar karşısındaki açık husumetini ve sıkıntısını keskin gözlü bir açıklıkla farkederek "Billy annesini neden boğuyor?" sorusunu sorup sonunda bizi hikayenin senaryosuna döndürmek tedir. Bu cümle bir önceki cümlenin ortaya attığı soruya cevap getirmeye çalışıyor ama başaramıyor. Ancak bu cümle Billy'yle annesi arasında bir ensest ilişkisi olabileceğini öne sürmekte ve her zeki okuyucunun hemen tahayyül edebileceği Freudvari karmaşaları ima etmekle bunu başarmaktadır. Ensest. Dile gelmez tabu. Evrensel yasak. Ensest. Ve cümle parçalarına dikkat! İyi bir edebi oyun. Daha sonra kullanılacaktır.
Bu yeni bir paragrafın ilk cümlesidir. Bu yeni bir paragrafın son cümlesidir.
Bu cümle yerleştiriliş biçimine göre bir paragrafın ilk ya da son cümlesi olabilir.

Bu, bu hikayenin aynı zamanda hikayenin kendi içinde birçok kez geçen başlığıdır. Bu cümle hikaye içinde kendi yerlerini ve işlevlerini yorumlayan kendine gönderme yapan cümleler kümesini (yani önceki dört cümleyi) sıkıcılık derecesinde önceden tahmin edilebildikleri, kendilerine karşı affedilmez derecede müsamahalı oldukları ve yalnızca okuyucuyu hikayenin asıl konusundan -ki bu noktada konu ensest, boğma ve kimbilir daha ne hoş şeyler etrafında dönecek gibidir- uzaklaştırdıkları için ağır bir biçimde eleştirmektedir. Bu cümlenin amacı, bir önceki cümlenin karşı olduğu kendine gönderme yapan cümleler kümesine dahil olmasa da, yine de okuyucuyu bu hikayenin gerçekte Gregor Samsa'nın açıklanamaz bir şekilde dev bir haşereye dönüşmesiyle (iyi niyetli ama yanlış bilgilendirilmiş diğer cümlelerin gürültücü karşı çıkışlarına rağmen) ilgili olan konusundan uzaklaştırmaya yaradığına dikkat çekmektir. Bu cümle kullanıldığı yere göre bir paragrafın başı da sonu da olabilir.
Bu, bu hikayenin aynı zamanda hikayenin kendi içinde bir çok kez geçen başlığıdır. Bu, neredeyse hikayenin kendi içinde yalnızca bir kez yer alan başlığıdır. Bu cümle şu ana kadar kendine gönderme yapan anlatı biçiminin hikayenin gerçek gelişimi üzerinde felç edici bir etkisi olduğunu esefle bildirmektedir. Yani bu cümleler kendilerini ve hikayedeki rollerini tahlil etmekle o derece ilgiliydiler ki, bir olaylar dizisine, karakter gelişimine vesaireye varması beklenen olay ve düşüncelelerin iletici olarak işlevlerini kısacası zorlayıcı bir düzyazı kurgusunun ortasında bulunan herhangi bir saygın ve çalışkan cümlenin varlık nedenini (raison d'etre) ihmal etmişlerdir. Bu cümle ek olarak, ıstırap verici kendinin farkında cümlelerin haliyle, aynı dertten muzdarip insanlar arasındaki aleni benzeşmeye dikkat çekmekte ve aşırı derecede acılı bir kendini incelemenin yarattığı benzer felç edici bir etkiye işaret etmektedir.
Bu cümlenin (aynı zamanda bir paragraf olarak da kullanılabilecek olan bu cümlenin) amacı şunu öne sürmektir: eğer Bağımsızlık Bildirgesi şu ana kadar bu hikayede olduğu gibi laubali ve tutarsız bir şekilde ifade edilip oluşturulsaydı şu anda kimbilir nasıl çarpık ve sefil bir toplumda yaşar olabileceğimizi, bu ülkenin insanlarının neredeyse aklı karışık ve çaptan düşmüş yazarların kimi zaman kuşku götürmez gereksiz fuzuli saçmalıklar gibi affedilemez derecede perişan bir dilbilgisinin işaretlerini taşıyan ya da kendi kendilerine gönderme yapmak gibi kesinlikle değilse de muhtemelen hoş olmayan bir niteliği taşıyan ve hatta kimi zaman birbiri ardına yığılan rahatsız edici derecede hantal ve usandırıcı derecede uzun cümleler kurabilecek kişilerin içinde olabileceklerini ve böylece etki altında kalabilecek gençlerimizin yaşam biçimleri ve ahlakları üzerinde vahim sonuçlar yaratacaklarını, (onları ensest ya da cinayet gibi suçlara bile itebileceklerini); ve belki de Billy annesini bu yüzden boğmuştur, tam da bu cümle gibi anlaşılır bir amacı ya da açık bir hedefi olmayan ve herhangi bir yerinde bitebilecek, mesela ortasında.
Tuhaf. Bir cümle parçası. Başka bir parça. 12 yaşında. Bu cümledir. Parçalanmış. Budur. Parçalar. Bu hikayenin başlığı. Sarışın. Üzgünüm, üzgünüm. Parça be parça. Daha da zor. Bu cümle. Parçalar. Kahrolasıca, iyi hile.
Bu cümlenin amacı üç yönlüdür: 1. Bir önceki paragrafta görülen üzücü ve açıklaması zor parça için
özür dilemek. 2. Size, okuyucuya bir daha bunun tekrar etmeyeceği güvencesini vermek ve 3. Belirsiz ve zor zamanlar yaşadığımızı ve dilin sözdizimi (sentaks) ve anlam gibi görünürde sabit ve köklü yanlarının bile sarsıldığım telkin etmektir. Bu cümle bir öncekinin duygularına elle tutulur bir şey eklememekte, yalnızca aksi halde tamamlanmayabilecek olan bu paragrafa bir bitiş cümlesi sağlamaktır.
Bu cümle ani ve cesur bir diğergamlık (özgecilik,altruism) patlamasıyla kendine gönderme yapmak kipinden çıkmayı denemekte fakat bunu başaramamaktadır. Bu cümle yine deniyor ama daha baştan başarısızlığa mahkum.
Bu cümle felce uğramış bir düzyazı parçasına bir nebzecik olsun hikaye havası verebilmek için son bir hamle yaparak Billy'nin çılgınca örtbas etme çabalarına, ardından babasıyla barıştığı (böylece zeki her okuyucunun anlabileceği gibi Freudvari bilinçaltı çelişkilerini çözdüğü) heyecanlı, dokunaklı ve çok güzel yazılmış bir pasaja ve Billy'nin tesadüfen onunla aynı adı taşıyan acemi ve telaşlı bir polis memuru tarafından kazara vurulup öldürülmesiyle sonuçlanan heyecanlı bir polisiye takibe değinivermektedir. Bu cümle her ne kadar bir önceki tıkabasa aksiyon yüklü cümlenin takdire şayan çabalarına temelde katılıyorsa da, okuyucuya henüz varolmayan bir hikayeyi böyle zikretmenin gerçeğinin yerini tutamayacağını ve dolayısıyla yazarın (o haylazın) şu meşhur kancadan kurtulamayacağını hatırlatmaktadır.
Paragraf. Paragraf. Paragraf. Paragraf. Paragraf.
Paragraf. Paragraf. Paragraf. Paragraf. Paragraf.
Paragraf. Paragraf. Paragraf.
Amacı. Bu paragrafın. Özür dilemektir. Sebepsiz kullanımı için. Cümle parçalarının. Üzgünüm.
Bu cümlenin amacı, önceki iki paragrafta müsamaha edilen amaçsız ve aptalca çocuksu oyunlar için özür dilemek ve bu hikayenin tüm tarzının sefil de olsa basit bir senaryoyu bile iletmekten aciz gibi görünmesi, dolayısıyla tarafımızın yani daha olgun cümlelerin üzüntülerini ifade etmektir.
Bu cümle bu hikayedeki görünürde küskün okuyucular için kullanılan, ama yalnızca artık neredeyse unutulmuş olan hikayenin devamını çılgınca tekerrürlerle geciktiren tüm gereksiz özürler için (ki kendisi de onlara dahildir) özür dilemek istemektedir.
Bu cümle, bu korkunç kendine göndermenin cümlelere uygulanmasının haberleriyle noktalama işaretlerine gömülmektedir. Bu uygulama potansiyel zararlar taşıyan bir Pandora kutusu olabilir, çünkü eğer bir cümle kendine gönderme yapabiliyor ya da kendini zikredebiliyorsa neden mütevazi bir yan cümlecik, belki tam da bu cümlecik bunu yapamasın? Ya da bu cümle parçası? Ya da dört kelime? Ya da üç? Belki iki ? Bir?
Belki de bu cümlenin aslında zor ve belirsiz zamanlar yaşadığımızı ve genelde insanların birbirine pek iyi davranmadığını ve belki de ister (duyarlı-hissedebilir) insanlar, ister (duyarlı-hissedebilir) cümleler olalım daha çok uğraşmamız gerektiğini kibarca ve yukarıda olmayan bir tavırla hatırlatması yerinde olur. Söylemek isteğim şu; özgür irade diye bir şey var; olmak ve bu cümle de bunun kanıtı! Ne bu cümle ne de sen okuyucu bu evrendeki acımasız güçlerin karşısında çaresiz değilsiniz. Ayağınızı yere basmalı, olgularla yüzyüze gelmeli, Tabiat anayı boğazından yakalamalı ve daha çok uğraşmalısınız. Boğazından. Daha çok; daha çok. Üzgünüm.
Bu, bu hikayenin aynı zamanda hikayenin kendi içinde bir çok kez geçen başlığıdır.
Bu, hikayenin son cümlesidir. Bu, hikayenin son cümlesidir. Bu hikayenin son cümlesidir. Budur.
Üzgünüm.
D.R. Hofstadter' in Metamagical Themas: Questing for the Essence of Mind and Pattern adlı kitabından Nazlı Ökten türkçeleştirmiş.